sergen yalçın at yarışı tahminleri

Rencontre Pres De Chez Soi Gratuit. Ulaş Gürşat'ın haberi Beşiktaş Antrenörü Roland Koch, siyah-beyazlıların 1994-96 yıllarını hatırlattı, “Şifo, Rıza, Ertuğrul, Sergen, Aumann, Mutlu, Feyyaz, Sverisson, Kuntz... Çok iyi takımdı. Bugünkü ekiple kıyaslamak istemiyorum ama o takım çok özeldi. O ekibi 1996’da şampiyon yaptık. Bu takım da o yolda ilerliyor” dedi 1994 yılında İstanbul'a Christoph Daum'la adımın attığından bu yana bizden biri oldu. Daum'la iki dönem Beşiktaş'ı çalıştırdıktan sonra Fenerbahçe'de de yine hocasıyla başarılara imza attı. Şimdi Carvalhal'a yardım ederek Beşiktaş'a hizmet veriyor. Daum'un yanındaki "şapkalı adam" olarak tanıdığımız ve gittiği her takımın fiziksel özelliklerini arttırdığı için övgü alan Roland Koch, soruları yanıtladı. Koch, artık yardımcı antrenörlüğe nokta koymak istediğini ve Beşiktaş'la olan sözleşmesi sona erer ermez teknik direktörlüğe geçiş yapma niyetinde olduğunu söyledi. 'Artık vaktim geldi' Beşiktaş'la iki yıllık sözleşmesi olduğunu ve bunu tamamlamak istediğini belirten Alman çalıştırıcı, "Daum'la 1987'de beri beraber çalışıyorduk. Bundan sonra teknik direktör olarak çalışmak zorundayım. Herkes Daum ve Koch'un her zaman beraber olacağını düşünüyordu. Evet hâlâ iyi bir arkadaşlığımız var. Ama artık beraber çalışmıyoruz. Beşiktaş'ta 2 yıl daha sözleşmem var. Bu bitince artık bir takımda birinci adam olarak çalışacağım. Bu takım Türkiye'den de olabilir. 1987'den beri profesyonel futbolun içerisindeyim. O tarihten bu yana FC Köln, Beşiktaş, Fenerbahçe, Leverkusen, Eintracht Frankfurt'ta çalıştım. Ve bu takımların hepsinde yüzlerce oyuncuyu alt yaşlardan çıkarıp önce yıldız yaptım ve şimdi de teknik direktörlüklerini izliyorum. Bu oyuncuların bazıları Dünya Kupası'nda teknik direktörlük yaptı. Fenerbahçe'de, Beşiktaş'ta şampiyonluklarım var. Bunun dışında 9 tane ikincilik gördüm. Çalıştığım takımlar neredeyse her yıl şampiyonluğa oynadı. Artık vakti geldi. 2 yıl sonra teknik direktör olarak çalışmak zorundayım. Çünkü kafamda çok fazla fikir var ve bunları uygulamak istiyorum" dedi. Fulya'dan Ümraniye'ye Roland Koch, İstanbul'a ilk adımını attığı günlerdeki Beşiktaş ile şimdiki Beşiktaş arasındaki farkları ve benzerliği ise şu şekilde açıkladı "Beşiktaş'ta tesisler değişti. Biz Fulya'da antrenman yapıyorduk, şimdi Ümraniyede'yiz. Tesisler daha büyük ve daha gelişmiş. 1994-96'daki takım çok iyiydi. Şifo, Rıza, Ertuğrul, Sergen, Aumann, Mutlu, Feyyaz, Sverisson, Kuntz. Çok iyi bir takımdı. Bugünkü takımla kıyaslamak istemiyorum ama o takım çok özeldi. O zamandan 7-8 oyuncu şimdi teknik direktör olarak çalışıyor. O oyuncuların hepsi yüzde yüz profesyonel oldu. O takımı 1996'da şampiyon yaptık. Bu takımda o yolda ilerliyor." Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakibi Braga karşısında en büyük kozlarının Carlos Carvalhal olacağını söyleyen Koch, "Braga hiç kolay rakip değil. Ama bizim için Carvalhal bir avantaj. Eminim Braga hakkında çok şey biliyordur. Ayakkabı numaralarından, yatağa kaçta girdiklerini, hatta akşam yemeğinde genellikle ne yediklerini bile biliyordur" diye konuştu. Türkçe sevdalısı İletişim kurmak istediğinde Almanca veya İngilizce yerine Türkçe konuşmayı tercih eden Koch'un Türkçe öğretmeni de şimdi aile dostları olmuş. Koch, "Türkiye'yi ve İstanbul'u çok seviyorum. Türkçe'yi de çok seviyorum sürekli olarak Türkçe konuşmaya çalışıyorum. Çocuğum yok. Hanımla beraber İstanbul'u çok seviyoruz. O da benim gibi Türkçe konuşuyor" ifadesini kullandı. 'Guti her şeyi kazanmıştı' Bu sezon Beşiktaş'la olan sözleşmesi feshedilen Guti'nin takımdan gönderilişini yıldız oyuncunun motivasyonunun eksikliğine bağlayan Koch, "Hiçbir oyuncu tek başına maçı kazanamaz. Guti 34-35 yaşında. Real Madrid'de her şeyi kazandı. Kazanmadığı şey yoktu. Beşiktaş'ta onun için büyük bir motivasyon lazımdı. Her şeyi kazanıp belli bir yaşa geldikten sonra motivasyona sahip olmak zor olabiliyor" yorumunu yaptı. En iyi idman maç Koch, "Oyuncular için idman gerekli ama ben maçın daha iyi bir antrenman olduğunu düşünüyorum. Biz bir haftada üç maç olduğunda kendi aramızda ona İngiliz haftası deriz. Maçlardan sonra antrenmanı düşürür, karşılaşma yaklaşırken de bu antrenmanların dozunu arttırıyoruz. Bu yoğun fikstürle bu şekilde başa çıkıyor ve çok iyi hazırlanıyoruz. Artık bu tabloda alışma konusunda uzmanlaştığımızı düşünüyorum" dedi. En iyi iki arasında Kamuoyunda sürekli olarak kondisyonerlik konusunda uzman olduğu belirtilen Koch, bunun yaygın bir yanlış anlama olduğunu belirtti. Köln Spor Akademisi'nin en başarılı iki öğrencisinden biri olduğunu söyleyen Koch, "Sadece kondisyoner olduğuma dair yanlış bilgi var. Almanya'da hep yardımcı antrenör olarak çalıştım. Kondisyonerliği başkası yapıyordu. Ama ben kondisyonerliği de çok iyi bilirim. Köln Spor Üniversitesi'nde çok iyi bir öğrenci olduğum için bana Prof. August Bier Plaketi verdiler. Futbol alanında bu plaketi alan iki kişi var. Biri, Alman Milli Takımı'nın 1954'te ilk defa şampiyon yapan Herberger, diğeri de ben. Bu plaketi almak için sadece kondisyonerlik konusunda değil pedagoji, taktik, teknik, fizik, psikoloji de dahil olmak üzere futbolda her konuda çok iyi olmam gerekiyordu." Baş belası! Beşiktaş'ın 90'lardaki yıldızı Sergen Yalçın'ın Koch üzerinde önemli bir etkisi var. Sergen'i çalıştırdığı en büyük oyunculardan birisi olduğunu söyleyip yere göğe sığdıramayan Koch, ayrıca onun kendisi için bela ! olduğunu da şu sözlerle belirtti "O zamanki Sergen bu takımda garanti oynardı. Rıza ve Mehmet de... Sergen benim beraber çalıştığım en iyi oyunculardan birisiydi. İnanılmazdı. Bu takımda kesin oynardı. Sadece bu takım değil. Real Madrid, Bayern Münih'de hatta Dünya Kupası Finali'nde bile rahatlıkla oynardı. Biraz Alex'e benziyor. Onunla ilginç anılarım da var. Bir gün de Daum normal antrenman sonrasında taktik idman yaptı. Deftere dizilimi yaptı ve oyuncuları teker teker kontrol ediyordu ama Sergen ortada yoktu. Bana, 'Çabuk Sergen'i bul' dedi. Fulya'da binanın içine girdim, Sergen telefonda at yarışı oynuyordu." milliyet Beşiktaş - Sergen Yalçın birlikteliğinin tahmin edilenden kısa sürmesi başta Siyah-Beyazlı futbolseverler olmak üzere tüm spor kamuoyunu şaşırtmış durumda. Ayrılık sonrası birçok soru işareti var. Onlardan biri de teknik araman Beşiktaş’tan tazminat alıp almayacağı. Bilindiği üzere sezon başında kontrat yenilenmiş ve taraflar yeni bir sözleşme imzalamıştı. Ancak bu mukavelede tazminat maddesi bulunmuyor. Sergen Yalçın, 24 milyon liralık yıllık alacağının yarısını almış durumda. Geri kalan kısmı ise çalışmadığı için Yıldırım Süper Lig’de 8 hafta geride kalırken bir maçı eksik Beşiktaş milli araya 10 puanla 11. sırada girdi. Avrupa’da kolay havlu atan Siyah Beyazlılar lige Trabzonspor karşısında galip gelerek başlamış ve beğeni toplamıştı. Ancak sonrasında işler yolunda gitmemiş ve taraftar bir sonraki galibiyet Denizlispor için bir buçuk ay beklemek durumunda kalmıştı. Transferin son günlerinde yapılan takviyelerin de yavaş yavaş takıma adapte olmasıyla arka arkaya iki galibiyet alan Beşiktaş’ta moraller yükselmişken son hafta oynanan Gaziantep maçında alınan mağlubiyet ile negatif hava yeniden hakim oldu. Yalçın faturayı üç oyuncuya kesti Geçen hafta cuma günü oynanan karşılaşmada Sergen Yalçın, orta alanda sürpriz bir şekilde Josef yerine Dorukhan’a şans vermiş savunmanın göbeğinde ise Welinton – Vida ikilisinden vazgeçmemişti. Brezilyalı savunmacı 17. dakikada sahayı terk etmek zorunda kalınca yerini Atletico Madrid’den kiralanan Montero’ya bırakmıştı. Genç stoper maç boyunca kötü bir oyun ortaya koymuştu. Özellikle de Antep’in ilk golünde Dicko’dan amatörce bir vücut çalımı yiyen Montero, 3. golde de Kenan’a kolay bir vuruş bir şansı tanımıştı. Kaleci Ersin iki kez kontrolsüz çıkıp ikincisinde kırmızı kartı görmüştü. Vida, 2. golde bu deneyimdeki bir oyuncunun yapmaması gereken bir hata yapmıştı. Hal böyle olunca, Sergen Yalçın da faturayı bu üç oyuncuya kesti. Garip açıklamalar! Maç sonu basın toplantısında “Montero, Vida ve Ersin inanılmaz hatalar yaptı” diyen teknik adamın asıl ilginç ifadeleri ise şunlardı “Sürekli diyorlar ya Welinton oynamaz, nereden geldi bu?’ diye. Welinton sakatlandıktan sonra gördük durumu. Fazla konuşmamak lazım bilmeden!” Yalçın kısaca şunu diyordu “Alın size Montero!” Bu gerçekten ilginç bir çıkış. Yanlış anlaşılmasın; Sergen Yalçın, televizyonda Beşiktaş yorumcusu değil Beşiktaş’ın teknik direktörü. Elbette yaptığı tercihlerin arkasında duracak, kamuoyuna bunu anlatacak. Fakat bir oyuncusunu savunurken diğerini yerin dibine sokarak yapmamalı bunu. Montero önümüzdeki haftalarda mecburen oynayacak. Hocasının kendisine güvenmediğini bilen bir genç ne kadar kendine güvenebilir? Kabul etmek gerekiyor ki Yalçın’ın bu açıklamaları bir iletişim hatasıydı. Savunma hattı zayıf Beşiktaş, büyük takımlar arasında en fazla bireysel hatadan gol yiyen takım. Bir önceki hafta biraz toparlanmış gibi görünse de N’Sakala Beşiktaş’ın beklentileri için yeterli bir seviyede değil. Onun yedeği Rıdvan’ın da yeterli olduğu söylenemez. Montero şu ana dek fiyaskoydu. Welinton ağır ve tek hamilelik bir oyuncu. Ama belki yanında daha diri bir Vida’yla ve doğru oyunla daha az hatayla oynar. Vida ise savunmanın liderliğini üstlenecek formdan uzakta. Sağ bek Rosier, performansıyla kuşku yaratmayan tek isim. Ama onun da yedeği yok. Tabi ilerleyen haftalarda stoper oynaması da muhtemel joker Necip’i saymazsak! Yani Beşiktaş’ın savunması oldukça problemli. Diğer bölgelerde de sıkıntı var ama ufak dokunuşlarla işleyen bir makinenin parçaları haline gelebilirler. Kadro yetersiz peki ya hoca? Beşiktaş’ın kadrosunun Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın ve Başakşehir’in gerisinde olduğu doğru. Bazı pozisyonlarda Trabzonspor, Alanyaspor ve Karagümrük gibi takımların da gerisinde. Kalecisi Süper Lig’deki en iyi 10 kaleci arasında bile sayılamaz. Buna karşın Sergen Hoca’nın belli bölgelerde elinde oldukça kaliteli isimler var. Josef, Atiba, Dorukhan, Mensah, Oğuzhan, Ljajic’ten oluşan orta saha rotasyonunun benzerine bir ya da iki takım ancak sahip. Eksikliklerine rağmen Larin, Ghezzal ve Aboubakar da önemli hücum silahları. Gökhan Töre ve N’Kodou da öyle. Genç Hasic ve Atakan’ı da sayarsak Beşiktaş iş yapmayacak bir takım değil. Şampiyon olması zor olsa da doğru planla ligi 3. veya 4. sırada bitirebilir. Fakat bunun için Sergen Yalçın’ın çaba göstermesi gerekiyor. Elindeki havuzu iyi değerlendirerek bazı maçlarda merkez orta saha oyuncularını kanatta kullanabilir. Kimi karşılaşmalarda çift forvet oynayabilir. Bazen savunmayı geride kurup Aboubakar’ı ya da Larin’i daha destek pivot gibi konumlandırarak Töre gibi hızlı bir oyuncuyu en uçta kullanabilir. Yüksek kredi bir anda tükenebilir Sergen Yalçın’ın Beşiktaş taraftarında çok yüksek bir kredisi var. Renkli kişiliği ve açık sözlülüğü nedeniyle rakip takım taraftarlarınca da sevgi ve saygı görüyor. Spor basınında da mesela Şenol Güneş’e karşı olduğu gibi kendisine kökten karşı isimler yok. O halde bu fırsatı iyi kullanmalı. Yazarımız Nefi Akdeniz’in de dediği gibi Sergen Yalçın kafasını sadece işine vererek, ekibiyle farklı senaryolar üzerinde çalışarak, dünyadaki trendleri yakından takip ederek iyi bir takım yaratmak ve kendisine güvenenleri mahcup etmemek zorunda. Ölüm kalım maçları! Beşiktaş’ın içinden geçtiği bu zorlu süreçte sıkıntıları günden güne artıyor. Sakatlıklara bir de Covid-19 testi pozitif çıkan oyuncular eklenince takımın yarısından savunmanın ise neredeyse tamamından yararlanılamayacak. Üstelik önümüzdeki haftalarda Beşiktaş’ın fikstürü de oldukça zorlu. Arka arkaya Başakşehir, Fenerbahçe, Kasımpaşa ve Alanya ile karşılaşacaklar. Bu 4 maç Beşiktaş’ı tamamen yarıştan koparıp takımda değişikliklere neden olabilir. Fakat tam tersi de mümkün. Kara Kartal olur da buradan az hasarla çıkarsa yoluna çok daha güvenle devam edecektir. Güncelleme Tarihi Nisan 28, 2017 1141Oluşturulma Tarihi Nisan 28, 2017 1140Eski takım arkadaşı Sergen Yalçın'ın at yarışı bağımlılığıyla ilgili ilginç bir hikayeyi oynadığı gerekçesiyle İngiltere'de futboldan 18 ay men cezası alan Joey Barton akıllara Sergen Yalçın'ın at yarışı bağımlılığını Yalçın, Joey Barton'dan çok daha yetenekli bir futbolcu olmasına karşın İngiliz yıldızla kumar bağımlılığı konusunda benzer özelliklere Barton futbol maçlarına bahis yaptığı için ceza almaktan kurtulamadı. Ama Sergen Yalçın, at yarışı oynadığı için hem ceza almadı hem de bu tutkusu futbol sahasındaki performansını da zaman zaman olumlu sezonunda Trabzonspor'da Sergen Yalçın ile birlikte forma giyen Erman Özgür, FourFourTwo'daki köşe yazısında Sergen Yalçın'ın at yarışısındaki başarısının saha içine de yansımasını şu şekilde anlatmıştı5/10"Aç, aç, aç!" diye bağırmaya başladı! Biz panik olduk tabii ama o hemen Tamer’in yatağındaki kumandayı alıp at yarışı kanalını bir rahatlama geldi ama bu rahatlık iki dakika sonra Sergen abinin "Koydummm!" diye bağırmasıyla hemen bir sıçradı ki kafası tavana vuracak zannettim. Sergen abi altılıyı tutturmuştu ve bu sefer çok iyi para alacaktı Çok iyi derken benim kontratımdaki bir yıllık paradan fazla!.8/10"Yarınki maçı bana bırakın" dedi ve tahmin edersiniz ki ertesi günkü maçı 2-0 kazanıp lider olduk! Çok iyi oynayıp bir de gol adam haftada bir altılıyı bulsa biz de şampiyon olabiliriz" diye düşünürken "Beşiktaş'a gidip, 100’üncü yılda takımı şampiyon yapacağım." da demişti. O yıl altılı çok iyi gitmiş olacak dediğini de yaptı! tam bir hayal kırıklığıdır benim gözümde. mourinho ve ersun yanal'ın "ben hep teknik adam gözüyle futbol oynamıştım. daha o zamanlarda teknik adam olmaya konsantre oldum" karizması var ya, sergen'in de gelecekteki röportajları buna benzer olur, diye düşünüyordum. adam maçtan kaçıp, at yarışına gidiyordu hacı, atı falan vardı, daha ne olsun? ayrıca "sergen'in atı sergen gene yarış kazandı" haberlerini de yüzden yaş ilerleyince futbolu bırakır, iddia yorumlamaya başlar, milyonları sürükler, falan filan diye sevgili sergen yalçın iddia tahminlerinizle yüzleri güldürüyorsunuz.+ koltukta sallanarak ben 6 yaşından beri bu tip işlerle uğraşıyorum. zamanında az maçtan kaçmadım, hi hi gel gelelim, hayali konuşmalar bunlar işte. reelde 10 maç yazıyor adam, 3 tanesi ya tutuyor, ya tutmuyor. alt diyor, üst bitiyor. üst diyor, maçta pozisyon olmuyor, o derece!daha da garibi fanatik her hafta "sergen bombaları patlattı" diye manşetten haber veriyor. artık kamuoyunun gözünde nasıl bir profil oluşturduysa, kuponları tutmasa bile "sergen bilir" imajı sarsılmıyor, ya da fanatik bir yerlerde hata yapıyor, ne bileyim?neyse bu hafta çeşit olsun, sergen yalçın'ın fanatik'te yazdığı maçların tersini oynayarak bir kupon oluşturacağım, bakalım ne olacak? ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.

sergen yalçın at yarışı tahminleri